"Müsaadenle seni biriyle tanıştırmak istiyorum: Thomas Weber, 2 Mart 1934'te doğdu, 3 kilo 60 gram ve 50 santimetre. Senin için sürpriz olmasını istedim. Ben -aslında hepimiz- kız bekliyorduk, ismi hazırdı, Lillian Madlen. Altı aydır sanki çoktan doğmuş gibi Hannerle'nin* bir kız kardeşi vardı, kız kardeşceğizine birçok şey biriktirmişti ve doğduğunda ona verebileceği için çok seviniyordu. Bana "Jo to kluk!" yani "o bir erkek" dediklerinde ağladım ve ilk birkaç saat şaşkınlığımı atamadım, aklımızda isim bile yoktu. Elbette onu şimdi hepimiz çok seviyoruz. Hannerle onun bana benzediğini söylüyor. Bunun bir iltifat olduğuna emin değilim."
* Hannerle; nüfusa kayıtlı ismi Hans Rafael Weber olan Hanuš Weber'e anne (Ilse) ve babasının (Willi) hitap şekli.
Ilse Weber'in 12 Mart 1934'te Lillian von Löwenadler'e yazdığı mektuptan.
Mektuplarını, şiirlerini, şarkı sözlerini ve biyografisini hüzünlenerek ve zaman zaman ağlayarak okuduğun Ilse Weber'in başka birçok mektubunu seçebilirdim ama bu mektup beni bambaşka etkiledi. Çünkü bu mektuptan on buçuk yıl sonra nüfusa kayıtlı adı Thomas Weber olan Tomaš, 6 Ekim 1944'te Auschwitz Birkenau'da gaz odasında annesi ile birlikte öldürüldü.
Ilse Weber, çocuk öyküleri, çocuk masalları, çocuk şarkıları yazan bir çocuk hemşiresiydi, ailesiyle birlikte Ostrava, Witkowitz'de yaşayan Çek asıllı bir Yahudiydi. 1938'in ilk aylarında, Yahudilere yönelik zulüm arttığında babası diplomat olan ve İngiltere'de yaşayan İsveç asıllı en yakın dostu Lillian, Weber ailesine İngiltere'ye gelmeleri için ısrar etti. Çıkışlarını kolaylaştıracak her türlü evrakı sağlama garantisi de verdi. Ancak Ilse'nin eşi Willi, Yahudilerin tarih boyu hep zulümle karşılaştığını, işlerin kaçmalarını gerektirecek boyutlara geleceğine inanmadığını söyleyerek bu teklifi kabul etmedi ancak 1939'da durumun ciddiyetini fark ettiğinde ülkeyi terk etmeleri imkansız hale gelmişti. Sadece Hanuš (Hans Rafael Weber) Nicholas Winton'un organize ettiği Kindertransport (çocuk transferi) operasyonu ile İngiltere'ye gidebildi ve Lillian ile eşi James tarafından karşılandı. Lillian bir süre İngiltere'de kaldıktan sonra eşi James, kendi kızı Gillian ve kendi oğlu olarak gösterdiği Hanuš ile birlikte İsveç'e büyük annesi Gertrude von Löwenadler'in yanına gitti.
Ilse ve Willi, Witkowitz'de kalamayacaklarını anladıklarında Tomašla birlikte Prag'a gittiler ama Prag'da saklanma imkanı bulamadılar ve Prag Yahudi Gettosu'na gönderildiler. Şubat 1942'de de Theresienstadt toplama kampına. Ilse Theresienstadt'ta hemşire olarak çalıştı, Willi ise metal ustası olarak. 1944'te sağlık durumu iyi olmayan Tomaš için Auschwitz'e gönderilme kararı çıktı. Ilse ve Willi bunun ne demek olduğunu biliyordu. Tomaš'ı listeden çıkaramayacaklarını anladıklarında kendilerini de listeye gönüllü olarak yazdırdılar. Willi, Theresienstadt'tan ayrılmadan önce Ilse'nin yazdığı tüm şiirleri ve günlük gibi oğlu Hanuš'a ve dostu Lillian'a yazdığı mektupları duvardaki bir tuğlaya sakladı. Auschwitz'e varmalarından birkaç gün sonra Willi, metal ustasına ihtiyaç duyulduğundan zorla Gleiwitz toplama kampına gönderildi. 6 Ekim 1944 sabahı aralarında Tomaš'ın da olduğu çocukların duşa götürüldüğünü duyan Ilse Weber, çocuklarla birlikte gönüllü olarak gaz odasına girdi. Görgü tanıkları o günü şu sözlerle anlattı: "Ilse çocukların duşa götürüldüğünü duyunca hemen çocukların yanına koştu. Arkasından gittik. Çocuklar "duş almaya mı gidiyoruz" diye sordular. Ilse "hayır, gaz odasına" dedi, "oradan bir daha çıkmayacağız, içeri girince yere oturup size öğrettiğim şarkıları söyleyeceğiz". Sonra çocuklara sarıldı ve şöyle dedi "duş almayacağız." Gaz odasına girerken "Wiegala"yı söylüyordu."
Willi Weber savaş bittikten sonra Theresienstadt'a gitti ve duvara sakladığı şiirleri ve mektupları aldıktan sonra Hanuš'u tekrar yanına almak için İsveç'e gitti. Hanuš 1969 yılına kadar babasıyla Prag'da yaşadı sonra Isveç'e döndü. Gazeteci olan Hanuš Weber 2000 yılında "Ilse" biyografisini yazdı, 2004 yılında Ilse Weber'in el yazmalarına ve fotoğraflarına da yer vererek "Ilse: A love Story Without a Happy Ending" adıyla yeniden yayınladı. Hanuš Weber 14 Eylül 2021'de öldü.








Hiç yorum yok:
Yorum Gönder