31 Mayıs

bütün kapılar kapalı inik bütün perdeler

nerdeler nerdeler nerdeler

gidilmeyen gelinmeyen bir yerdeler

dilsizler fısıldıyor sağırlara uzaktan çok uzaktan

bakışın gözleri yok koşunun ayakları

yoruldum yakalanmazı kovalamaktan

bir cıgara içeyim

Nazım Hikmet, 31 Mayıs 1962

 

 

"Prensipte doğru olan, pratikte her zaman en iyisidir. Prensiplere bağlılık en iyi politikadır."

Wilhelm Liebknecht, 31 Mayıs 1869


30 Mayıs

“O kadar çok ve gereksiz şeyi tam bir kakafoni şeklinde söylüyorlar ki, sonuçta hiçbir şey söyleyememiş oluyorlar.” 

Selahattin Demirtaş, 30 Mayıs 2022

29 Mayıs

"Beni en fazla etkileyen insan; korkunç bir durumda dürüst davranan sıradan bir insan." Louise Erdrich, 29 Mayıs 2016

28 Mayıs

"Şehirlerin kendilerine ait bir enerjisi yoktur. Bu enerji, tarihlerinin yoğunluğundan, edebiyatlarının ve sanatlarının gücünden, orada gerçekleşen insani olayların duygusal zenginliğinden gelir. Bizi şehirlere aşık eden şey de budur."

Elena Ferrante, 28 Mayıs 2017

27 Mayıs

çınar olsam dinlensem gölgesinde

kitap olsam okusam uykusuz gecelerimde içim sıkılmadan

kalem olmak istemem kendi elimde bile

kapı olsam iyilere açsam kötülere kapasam

pencere olsam perdesiz ve iki kanadı açık bir pencere ve şehri soksam odama

söz olsam çağırsam haklıya doğruya güzele

söz olsam söylesem sevdamı yumuşacık

Nazım Hikmet, 27 Mayıs 1962


 

 

"Başınız derde girene kadar zeki olduğunuzu fark etmiyorsunuz." 

James Baldwin, 27 Mayıs 1984

 

26 Mayıs

"Eğer birinin evine gittiğinizde hiç kitabı olmadığını görürseniz, onunla sevişmeyin."

John Waters, 26 Mayıs 2010

25 Mayıs

"Büyük oyunlarımızda katloluyor çocuk oyunlarımız.

Bir yanda çocuklar oynuyor kırlarda, bayırlarda, sokak aralarında. Bir yanda çocuklar ölüyor mayın tarlalarında."

Hrant Dink, BirGün, 25 Mayıs 2004


"Halk ve haklar için siyaset yapan ya da yapmaya çalışan siyasetçiler azınlık olsa da her yerde ve hep vardır. Siyasi partiler çoğunlukla sadece bir isim ve aparattır."

Karl Liebknecht, 25 Mayıs 1917 (Sophie Liebknecht'e yazdığı mektuptan)

24 Mayıs

"Kalp kırıklığınızın ve çektiğiniz acının dünya tarihinde eşi benzeri olmadığını düşünüyorsunuz ama sonra kitaplarla taşınıyorsunuz. Bana en çok eziyet eden şeylerin, beni hayatta olan ya da yaşamış olan tüm insanlara bağlayan şeyler olduğunu öğretenler Dostoyevski ve Dickens idi."

 

"Yalnızca kendi içimizdeki yaralarla yüzleşirsek, o yaraların, başka insanlarda da olduğunu anlayabiliriz. Bir sanatçı bir tür duygusal veya ruhsal tarihçidir. Onun rolü, kim ve ne olduğunuzu bilmenin sizde yaratacağı ihtişamlı kıyameti anlatmaktır. Anlatmak zorundadır, çünkü başka hiç kimse; hayatta olmanın nasıl bir şey olduğunu anlatamaz."

James Baldwin, 24 Mayıs 1963

23 Mayıs

"nasır bağlamış elleri

yüreğinin kapısını yıllarca

kapalı tuta tuta

yağmur öncesi bir buluta gizlenmiş

unutmuş olsa gerek

zorludur, öç alır pişmanlığın elleri

getirir kor insanı bilmediği bir hududa"

Murathan Mungan, 23 Mayıs 1978
(Hem Eski 45'likler kitabında hem Mürekkep Balığı kitabında yer almış Peynir Tenekesi şiiri) 

22 Mayıs

"Dünyanın neredeyse yarısı savaşlara inanıyor. Neden bunu değiştirip insanları şiire inandırmıyoruz?" 

Marjorie Agosín, 22 Mayıs 2023

21 Mayıs

dünyayı verelim çocuklara hiç değilse bir günlüğüne

allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar

oynasınlar türküler söyliyerek yıldızların arasında

dünyayı çocuklara verelim

kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu gibi

hiç değilse bir günlüğüne doysunlar

dünyayı çocuklara verelim

bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı

çocuklar dünyayı alacak elimizden

ölümsüz ağaçlar dikecekler

Nazım Hikmet, 21 Mayıs 1962

20 Mayıs

"Bilimde temel bir kavram vardır: Tüm keşifler ve icatlar, önceki araştırmaların meyvesi, sonraki keşiflerin ve icatların  ise tohumudur."

Piero Angela, 20 Mayıs 2009

19 Mayıs

"Dahilerin özelliğinin yirmi yıl sonra aptallara fikir vermek olduğunu biliyoruz."

Louis Aragon, 19 Mayıs 1980

 

 

"Hayatım gizlilik gerektiriyor ve gücünü de tam olarak bu gizlilikten alıyor. Konuşmak istesem bile, benim için en önemli olan, hayatımı en derinden tanımlayan şey, tam da hakkında sessiz kalmam gereken şey olurdu. [...] Bu nedenle, diğerlerinden biraz daha yakın temas kurduğum birkaç kişiye, aramızdaki ilişkide bir dengesizlik olduğunu belirtmiş ve onlarla olan ilişkimi olduğu gibi benimsediğimi, ancak onlardan da bunu beklediğimi çünkü gerçek bir yakınlığın benim için imkansız olduğunu söylemiştim."

Sören Kierkegaard'ın 19 Mayıs 1847'de kardeşi Peter'e yazdığı mektuptan.

18 Mayıs

"çok erkendi her şey 

bir anı olmaya geri çekildiğinde 

şimdi akşamlar erken

gölgeler hep aynı yerde"

Murathan Mungan, 18 Mayıs 1992 

(Başkalarının Gecesi kitabındaki Gölge şiirinden)

 


"Hayatımızı önemli kılan sadece yaşamış olmamız değildir. Sürdürdüğümüz hayatın önemini; başkalarının hayatlarında ne kadar fark yarattığımız belirleyecektir."

Nelson Mandela, 18 Mayıs 2002

17 Mayıs

"Elbette kadın edebiyatı var, ancak bunun temel nedeni, yazının bile toplumsal cinsiyetin tarihsel-kültürel inşası tarafından güçlü bir şekilde şartlandırılması. Kadın edebiyatı var, kadın yazar var, çünkü bu ayrımı yapmaya, yönünü -hala- erkeklerin belirlediği toplum zorluyor."

Elena Ferrante, 17 Mayıs 2018

16 Mayıs

"Başladığın kitabın sonunu okuyamamak kadar kötü çok az şey vardır."

Kurt Tucholsky, 16 Mayıs 1933 

(10 Mayıs 1933'de başlayan "Aktion wider den undeutschen Geist-Alman karşıtı ruha karşı eylem" kapsamında yakılan kitaplara ağıt.)

15 Mayıs

"Elbette kimse beni şiir ya da yazı yazmakla görevlendirmedi.

Bahar, bahar olduğu için yeşertir doğayı; acı, acı olduğu için yaşanır; sevda, sevda olduğu için...

Deniz, Mahir, İbrahim, Che, birileri tarafından görevlendirilmediler; onlar kendi hayatlarını ve bütün hayatları çiçeklendirmek üzere, tıpkı doğa gibi davrandılar. Öylesine kaçınılmaz, öylesine gerçek.

Cahit Arf, Einstein, Galile, Edison, kendilerine görev verildiği için değil, hayatla kendi aralarındaki ilişkiyi anlamaya çalıştıkları için bilim insanıydılar.

Aşk gibi bir şey bu.

Nedeni yine sorunun içinde saklı olan bir şey.

Yazmak eylemi de öyle..."

Ahmet Telli, Ülkede Gündem; 15 Mayıs 2004

14 Mayıs

"Kim Akdeniz'in güzelliğini tartışabilir? Kimin gücü Akdeniz'i çirkinleştirebilir? Bunca mavi, bunca apak bir deniz, bunca tarih, uygarlık, bereketle çevrili bir deniz, insana bunca şey vermiş bir deniz, özgürlüğün, barışın, daha insanca yaşamanın simgesi olmuş bir deniz bu. Evet, zor, zor çok zor onun çevresinde çirkinlik yaratmak. Ama evelallah biz bunun da üstesinden geliriz."

Sevgi Soysal, Politika, 14 Mayıs 1976

13 Mayıs

"Biz "dur" demez ve bir şeyleri değiştirmezsek, biz bugün ailelerimize nasıl Hitler'i soruyorsak bizim çocuklarımız da yarın bize başka faşistleri soracak."

Ulrike Meinhof, 13 Mayıs 1964

12 Mayıs

"Yıllar geri dönülmez bir şekilde geçip giderken, "yaşamamış" olmanın, size nasıl bir acı verdiğini hissediyorum. Ama sabır ve cesaret! Daha yaşayacağız ve harika deneyimlerimiz olacak. Şimdilik, eski bir dünyanın nasıl tümden battığını görüyoruz. Günbegün yek pare kayıp giderken gelen devasa yekpare batış... Ve en tuhaf olanı, insanların çoğunun, farkına dahi varmadan hala sağlam bir zeminde yürüdüklerine inanmaları..." 

Rosa Luxemburg'un 12 Mayıs 1918'de Sophie Liebknecht'e yazdığı mektuptan. 

11 Mayıs

"serin anılar

orada bizden uzak

tekrarlanmazlıkları içinde

küller içinde

iz içinde

hiç çekip gitmeden hayatımızdan

ve artık hayatımızı hiç önemsemeyerek

kendi gökyüzümüzde hep duran

ve bazen ışıyan solgun yıldızlar

kaybolduğumuz yollara bıraktığımız

işaretler gibi

serin anılar

aytaşları kadar soğuk

kül ve uzak"

Murathan Mungan, 11 Mayıs 1994 (Başkalarının Gecesi kitabındaki Serin Anılar şiiri)



"Seni çok sevdiğim için, seni çok seven bir insana, yani kendi kendime düşman olmak istemem."

11 Mayıs 1942, Nazım Hikmet'in Piraye'ye yazdığı mektuptan 


 

10 Mayıs

"Bence deli ve tümden hasta bir toplum sayılmamız için sınıflı bir toplum olmaya da sanayi devrimi geçirmeye de hiç gereksinimiz yok! İnsanlık uygarlık tarihiyle bozulmuş, hastalanmıştır, bununla keşke uygarlaşmasak da dediğim yok elbette; uygarlaşacağız. Ayrıca bizim toplumumuz üretim ilişkilerindeki çarpıklığın dışında din kökenli hastalıklarla da doludur."

Leyla Erbil, 10 Mayıs 1997

09 Mayıs

"Eğer baş edebiliyor ve sizi mahvetmiyorsa; hiçbir yere ait olmamak, yerinden edilmek bir yazar için kötü bir şey değildir."

"Ben bir gezginden çok, bir yer değiştiriciyim. Başka bir deyişle, bir yere varmanın değil, başka bir yere doğru yola çıkmanın ne anlama geldiğini sürekli düşünen biriyim."

Ariel Dorfman, 9 Mayıs 2018

08 Mayıs

"Bir Afrika atasözü vardır: "Çıplak bir insan sana gömlek uzatırsa dikkat et." Bu sebepten, kendini sevmeyen ama bana "seni seviyorum" diyen insanlara güvenmiyorum." 

Maya Angelou, 8 Mayıs 1997

07 Mayıs

“uzat hadi yüreğini. sıkışalım. oldu mu.”

7 Mayıs 1969, Arkadaş Z. Özger

 

"Ben görmüştüm, sevi yüzü tarlanın ardı

Sınırsızmış yurttaşlığı, belleksizmiş dili

Seni de görmüştüm... ne önceydi"

Nilgün Marmara, 7 Mayıs 1981


 

“Mutlu olan insan başkalarını da mutlu eder; cesareti ve inancı olan insan asla sefalet içinde ölmez!”

Anne Frank, 7 Mayıs 1944

06 Mayıs

"Kadınız, çalışıyoruz, makul saatlerde ve eşit şartlarda, emeğimizin karşılığı olan hakları istiyoruz!"

Adelheid Popp, 6 Mayıs 1893

Viyana'da 3 Mayıs 1893'de başlayan, üç hafta süren, 700 kadının katıldığı, tarihe "Streik der 700" diye geçen ve taleplerin kabul edilmesiyle sonuçlanan, ilk örgütlü kadın grevinin dördüncü gününde yapılan konuşmadan. 

 

 

 

"Alo alo, muhterem samiin..."

Eşref Şefik Atabey, 6 Mayıs 1927'de ilk radyo yayını bu cümle ile başlattı.

05 Mayıs

"Herhangi bir şeyden hoşlanmadığımı söylediğimde bu protestodur. Hoşlanmadığım şeyin artık gerçekleşmemesi için eyleme geçmişsem bu direniştir. Herhangi bir şeye artık katlanmayacağımı söylüyorsam bu protestodur. Diğerlerinin de katlanmamak için eyleme geçmelerini sağlayabilirsem bu direniştir."

5 Mayıs 1968, Ulrike Meinhof'un Konkret'te yer alan "Von Protest zum Wiederstand (Protestodan Direnişe)" makalesinden. 


"Yüreğim, yabancı topraklara demir atmış bir geminin yelkenleri gibi şişmiş, ama yine de vatanına dönmeyi özlüyor."

Bettine Brentano'nun (Bettine von Armin) 5 Mayıs 1807'de Johann Wolfgang von Goethe'nin annesi Elisabeth Goethe'ye yazdığı mektuptan.

04 Mayıs

"Yazmak güzel bir şeydir, çünkü kendi kendine konuşmanın zevkini bir kalabalığa konuşmanın zevkiyle birleştirir."

Cesare Pavese, 4 Mayıs 1946

03 Mayıs

"Savaşın tek suçlusunun büyük adamlar, politikacılar ve kapitalistler olduğuna inanmıyorum. Hayır, küçük adam da aynı derecede istekli, yoksa dünya halkları çoktan ayaklanırdı! İnsanlarda yok etme, öldürme, katletme dürtüsü ve öfkesi var ve istisnasız tüm insanlık büyük bir değişim geçirene kadar savaşlar yapılacak, inşa edilmiş, yetiştirilmiş ve büyütülmüş her şey yok edilecek ve çirkinleştirilecek, ardından insanlık her şeye yeniden başlamak zorunda kalacak."

Anne Frank, 3 Mayıs 1944

 

"Hırs iyi bir şey, fakat bence insan bu duyguyu sadece birincil hedefleri, varoluşunun amacı olarak belirlediği hedefleri için beslemelidir. Ötesi yersiz ve anlamsızdır. Önemli olan tek şey, yüklerden arınmış bir hayatımız olmasıdır, aynı zamanda insan, beraber yaşadığı insanlara karşı anlayışlı olmalı, onların da anlayışlarını kazanmalıdır. Bu, insanın hayatta başka özel hedefleri olmasa bile yeterli bir hedeftir."

Fyodor Dostoyevski'nin Bayan Stackenschneider'e yazdığı 3 Mayıs 1860 tarihli mektuptan.


02 Mayıs

"Nihayet bahar geldi! Korkunç soğuk ve uzun bir kışın ardından güneşin ilk ısıtıcı ışıltısı. Tam da sevinilmesi gereken bir bahar; ama toprağa ardı ardına ölü insanlar düşerken, filizlenen çiçeklere sevinmek mümkün mü?"

2 Mayıs 1940, Astrid Lindgren'in günlüğünden.

01 Mayıs

"Muhalif olmak ne demekse, şiir de biraz o demekti bana kalırsa.

Muhalif olmanın bir paradigması yoktur; referansları sınırsız ve sınıfsız bir hayatın imgesidir ve gelecek sezgisiyle oluşturduğu ütopyasını kurar. Ama bu ütopya, bir koza değildir; tam tersine, ütopyasından çağırdığı ne varsa onu gündelik hayatına ağdırır.

Muhalif olmak, iktidar talebine baştan bir reddiyedir. Dahası, herhangi bir zümreye ya da kesime devrimci olma rolünü vermeyi kabul etmez. Sürecin her uğrağında egemenlikçi sistem, yaşantı ve kültürlemelere karşı durur. Kendi sesinin tınısıyla söylemeyi yeğler, kodlarla davranmaz, kodları çözerek, onları geçersizleştirir. Referansı özgürlük imgesidir, adalet ve vicdandır.

Muhalif olmak, çatışmalardan kaçınmak anlamına gelmez. Bu anlamda, politik süreçlerle de ilişkiye geçebilir, hatta, önayak olabilir. Ancak, söz konusu ideolojik ve vicdani reflekslerini etik ve estetik arayışların merkezine koyar.

Sayageldiğim bu muhalif duruş, şiirin omurgasıdır ki, olmazsa olmazlarıdır da diyebiliriz.

[...]

Kaldı ki, muhalefet ile muhalif kavramları sözlüklerde birbirlerine yakın dursalar da, kavradıkları alanlar bakımından akraba sayılmaları zordur. Muhalefet, muhalefet ettiğinin yerinde; yani iktidarda gözü olan, onun yerine geçme arzusu taşıyan bir olgu.

[...]

Muhalif, yaratıcı, itirazında ısrarcı, egemenliklerin meşruiyetini reddeden ilk şey nedir, diye mi soruyorsunuz? Aşktır o."

Ahmet Telli, 1 Mayıs 2004, Tıp Dünyası