06 Mayıs

"Kadınız, çalışıyoruz, makul saatlerde ve eşit şartlarda, emeğimizin karşılığı olan hakları istiyoruz!"

Adelheid Popp, 6 Mayıs 1893

Viyana'da 3 Mayıs 1893'de başlayan, üç hafta süren, 700 kadının katıldığı, tarihe "Streik der 700" diye geçen ve taleplerin kabul edilmesiyle sonuçlanan, ilk örgütlü kadın grevinin dördüncü gününde yapılan konuşmadan. 

 

 

 

"Alo alo, muhterem samiin..."

Eşref Şefik Atabey, 6 Mayıs 1927'de ilk radyo yayını bu cümle ile başlattı.

05 Mayıs

"Herhangi bir şeyden hoşlanmadığımı söylediğimde bu protestodur. Hoşlanmadığım şeyin artık gerçekleşmemesi için eyleme geçmişsem bu direniştir. Herhangi bir şeye artık katlanmayacağımı söylüyorsam bu protestodur. Diğerlerinin de katlanmamak için eyleme geçmelerini sağlayabilirsem bu direniştir."

5 Mayıs 1968, Ulrike Meinhof'un Konkret'te yer alan "Von Protest zum Wiederstand (Protestodan Direnişe)" makalesinden. 


"Yüreğim, yabancı topraklara demir atmış bir geminin yelkenleri gibi şişmiş, ama yine de vatanına dönmeyi özlüyor."

Bettine Brentano'nun (Bettine von Armin) 5 Mayıs 1807'de Johann Wolfgang von Goethe'nin annesi Elisabeth Goethe'ye yazdığı mektuptan.

04 Mayıs

"Yazmak güzel bir şeydir, çünkü kendi kendine konuşmanın zevkini bir kalabalığa konuşmanın zevkiyle birleştirir."

Cesare Pavese, 4 Mayıs 1946

03 Mayıs

"Savaşın tek suçlusunun büyük adamlar, politikacılar ve kapitalistler olduğuna inanmıyorum. Hayır, küçük adam da aynı derecede istekli, yoksa dünya halkları çoktan ayaklanırdı! İnsanlarda yok etme, öldürme, katletme dürtüsü ve öfkesi var ve istisnasız tüm insanlık büyük bir değişim geçirene kadar savaşlar yapılacak, inşa edilmiş, yetiştirilmiş ve büyütülmüş her şey yok edilecek ve çirkinleştirilecek, ardından insanlık her şeye yeniden başlamak zorunda kalacak."

Anne Frank, 3 Mayıs 1944

 

"Hırs iyi bir şey, fakat bence insan bu duyguyu sadece birincil hedefleri, varoluşunun amacı olarak belirlediği hedefleri için beslemelidir. Ötesi yersiz ve anlamsızdır. Önemli olan tek şey, yüklerden arınmış bir hayatımız olmasıdır, aynı zamanda insan, beraber yaşadığı insanlara karşı anlayışlı olmalı, onların da anlayışlarını kazanmalıdır. Bu, insanın hayatta başka özel hedefleri olmasa bile yeterli bir hedeftir."

Fyodor Dostoyevski'nin Bayan Stackenschneider'e yazdığı 3 Mayıs 1860 tarihli mektuptan.


02 Mayıs

"Nihayet bahar geldi! Korkunç soğuk ve uzun bir kışın ardından güneşin ilk ısıtıcı ışıltısı. Tam da sevinilmesi gereken bir bahar; ama toprağa ardı ardına ölü insanlar düşerken, filizlenen çiçeklere sevinmek mümkün mü?"

2 Mayıs 1940, Astrid Lindgren'in günlüğünden.

01 Mayıs

"Muhalif olmak ne demekse, şiir de biraz o demekti bana kalırsa.

Muhalif olmanın bir paradigması yoktur; referansları sınırsız ve sınıfsız bir hayatın imgesidir ve gelecek sezgisiyle oluşturduğu ütopyasını kurar. Ama bu ütopya, bir koza değildir; tam tersine, ütopyasından çağırdığı ne varsa onu gündelik hayatına ağdırır.

Muhalif olmak, iktidar talebine baştan bir reddiyedir. Dahası, herhangi bir zümreye ya da kesime devrimci olma rolünü vermeyi kabul etmez. Sürecin her uğrağında egemenlikçi sistem, yaşantı ve kültürlemelere karşı durur. Kendi sesinin tınısıyla söylemeyi yeğler, kodlarla davranmaz, kodları çözerek, onları geçersizleştirir. Referansı özgürlük imgesidir, adalet ve vicdandır.

Muhalif olmak, çatışmalardan kaçınmak anlamına gelmez. Bu anlamda, politik süreçlerle de ilişkiye geçebilir, hatta, önayak olabilir. Ancak, söz konusu ideolojik ve vicdani reflekslerini etik ve estetik arayışların merkezine koyar.

Sayageldiğim bu muhalif duruş, şiirin omurgasıdır ki, olmazsa olmazlarıdır da diyebiliriz.

[...]

Kaldı ki, muhalefet ile muhalif kavramları sözlüklerde birbirlerine yakın dursalar da, kavradıkları alanlar bakımından akraba sayılmaları zordur. Muhalefet, muhalefet ettiğinin yerinde; yani iktidarda gözü olan, onun yerine geçme arzusu taşıyan bir olgu.

[...]

Muhalif, yaratıcı, itirazında ısrarcı, egemenliklerin meşruiyetini reddeden ilk şey nedir, diye mi soruyorsunuz? Aşktır o."

Ahmet Telli, 1 Mayıs 2004, Tıp Dünyası