21 Temmuz

21 Temmuz 1953’te, üniversitelerdeki siyasi hareketliliği azaltmak için, profesörlerin siyasete katılmaları yasaklandı. Bu yasaktan 11 ay sonra (21 Haziran 1954) 60 yaş üstü profesörler aynı gerekçeyle emekli edildi. Tepkiler üzerine 5 Temmuz 1954'te tüm öğretim görevlilerine ve devlet memurlarına siyasete katılma yasağı geldi. Yasağa uymayanlar için altı ay görevden uzaklaştırma, tekrarında emekliye ayırma uygulaması başlatıldı. Demokrat Parti'nin siyaseti  üniversitelerde uzaklaştırma arzusu hiçbir zaman gerçekleşmedi ve DP hiçbir zaman üniversiteler üzerinde egemenliğini kuramadı. Aksine DP iktidarının son günlerine, üniversite öğrencilerinin boykot ve protestolarının çok etkisi oldu.

 

 

 

"İnsanım. İçgüdüsel olarak yaşamak istiyorum. Savaş insanı yok eder. Bu nedenle barıştan yanayım. Kadınım. Kadın olmanın bilincini taşıyan bir kadınım. Kadınlar anadır, evladı olmayan dahi anadır, anaçtır. Nesilleri beslerler, büyütürler, korurlar. Bu nedenle tüm dünyada kadınlar savaşa karşıdırlar, barıştan yanadırlar. Yetiştirdikleri kuşakların harcanmasını göze alamazlar. Yani kadın olduğum için de özellikle barıştan yanayım. Ziraat mühendisiyim. Toprağı, suyu, insanı, bitkisi, hayvanı, böceği ile görevim doğayı daha üretken, daha verimli, daha güzel hale getirmek, geliştirmektir. Savaşlar, yok eder, yakar yıkar. Mesleğimden ötürü de savaşa karşıyım, barıştan yanayım."

" Barışın 'herkesin işi' olduğuna inanıyorum!" 

12 Eylül döneminde, Barış Derneği yöneticilerinden biri olma "suçu"ndan yargılanan ve davanın tek kadın tutuklusu olan Reha İsvan'ın 21 Temmuz 1983 tarihinde mahkemede yaptığı konuşmadan bir kesit ve konuşmanın kapanış cümlesi.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder