20 Eylül

"Hay Allah, pek sevmezler yazdıklarımı, unuttum gitti, başından bu yana aksilik bu ya ben de şiirde inatçıyım."

Ece Ayhan'ın İlhan Berk'e 20 Eylül 1975 tarihinde yazdığı kartpostaldan. 

19 Eylül

"Yalnız bir kişiyle arkadaşlık edin, herkesten daha çok konuşacaktır."

Cesare Pavese, 19 Eylül 1938

18 Eylül

 Mabel Matiz'in "Perperişan" şarkısı, ‘kamu düzeni ve genel sağlığa aykırılık’ gerekçesiyle Youtube, Spotify ve Apple Music'te erişime engellendi.


"Herkese selamlar, 

Sofrada bereket, sokakta selamet, insanda dürüstlük ve daha niceleri gibi dertlerimiz varken, 

başka bir derdimiz yokmuş gibi günlerdir yazdığım şarkı sözleri sosyal medyada konuşuluyor. Kasıtlı, son derece art niyetli ve aklıselim biri tarafından algılanması imkansız olacak şekilde bambaşka bir yerlere çekiliyor. Şaşkınlıkla izliyorum.

100’ü aşkın eserin söz yazarı olarak, ilk ve son kez, Perperişan şarkısı özelinde kafaları biraz netlemek gereğini görüyorum. Şarkılarım her zaman hayatın pek çok alanından ilham almış ve hayatın kendisini anlatmıştır. Benim yazım tarzımla ortaya çıkmış bir üründe herkes, her dinleyen, kendine ait, kendine dair kişisel anlamlar bulabilir. Sanatın ve edebiyatın çekici ve güzel yanı da budur zaten. 

Bu şarkı halk edebiyatı geleneğine öykünerek, metaforlar üzerinden bir aşk hikayesini anlatıyor. 

Dinleyenlerimin son derece aşina olduğu muzip bir anlatım tarzı. Misal, kuş dediğin yuva da kurar göklere de uçar. Artık nereden almak istersen.

Sadece bir noktayı son derece net olarak ifade etmem gerekir ki, şarkıda geçen “toy bebe”, “kelek / ham / hayattan derslerini almamış ruh” manası taşımaktadır. (Kuşkusuz biçimde ve de tabii ki!) 

Benim bu hikayenin neresinde olduğumun yorumunu ise sizlerin temiz kalplerine bırakıyorum. En kadim kültürel değerlerimiz arasında olan “ozanlık” gereği, bunun şahit olanı ve anlatıcısı da olabilirim. 

Son olarak, kamu düzeni ve genel sağlığımızın alt tarafı bir şarkıdan bozulacak kırılganlıkta olmadığına inanmak istiyorum. Bu algı yaratma çabaları arasında, zihni ve kalbi rencide olan ne kadar sevenim varsa her birine yürekten sarılıyorum."

 Mabel Matiz, 18 Eylül 2025

17 Eylül

"Demokrasiyi ayaklar altına alan bir adamın eline 80 milyona yakın insanı yönetme yetkisi vermek o kadar korkunç bir şey ki, insan olabilecekleri düşününce ancak titriyor."

Friedrich Keller, 17 Eylül 1939



"Sınırların neyi ve neden engellemeye çalıştığıyla ilgileniyorum. Ve bazen de anlamlarının ve algılarının bir durumdan diğerine nasıl değiştiğiyle." 

Adania Shibli, 17 Eylül 2020

16 Eylül

"dalıp gitmişim karanlığın gözlerine

delikten aşağıya dökülüyor gece, yastığıma"

Füruğ Ferruhzad, 16 Eylül 1957 

15 Eylül

"Milliyetçi ekonomi, milletin, neden parası olmadığına şaşırdığı sistemdir."

Kurt Tucholsky, 15 Eylül 1931

14 Eylül

"Bilim adamlarının, bilim kadınlarından çok olmasının sebebi, erkeklerin, kadınlardan daha zeki olması değildir. Fakat zekaları, bilim adamı olsun ya da olmasın, hiçbir konuda anlaşamadıkları hemcinsleriyle dahi kol kola girip kadınların bilim yolunda ilerlemesine engellemeye hatta yolu kapatmaya yetiyor. Kadınlar, bilimin cinsiyeti olmadığını sadece cinsiyetçiliğe maruz kaldığını biliyor. Kadınlar bir gün bunun da üstesinden gelecek."

Piero Angela, 14 Eylül 1986

13 Eylül

Sadece bilinen arajman sayısı bile 2200’den fazla olan Yesterday ilk olarak Ağustos 1965’te Help albümünde yer almış ancak 13 Eylül 1965’te tekli olarak piyasaya sürüldüğünde hit olmuştur. 

1999 yılında BBC’nin dinleyicileri ve müzik uzmanları arasında yaptığı bir ankette 20. yüzyılın en sevilen ve en iyi şarkısı seçildi.

Yesterday 2006’da Love albümüne eklendi.

Albümün çıkışının ardından Paul McCartney ile yapılan bir röportajda (The Guardian), Paul McCartney, Yesterday’in bir aşk baladı olmadığını, şarkıyı annesine yazdığını ve onun gidişine dair bir serzeniş olduğunu söylemiştir.


Yesterday - The Beatles 

12 Eylül

"Konuşma, yazma ve eylem özgürlüğüne yönelik tehditler, tek başlarına çoğu zaman önemsiz olsalar da etkileri kümülatiftir ve kontrol edilmedikleri takdirde, vatandaş haklarına karşı genel bir saygısızlığa yol açarlar."

George Orwell, 12 Eylül 1948

11 Eylül

"Mümkün olanın gerçekleşmesi için imkansızın tekrar tekrar denenmesi gerekir."

Hermann Hesse, 11 Eylül 1960

10 Eylül

"İlkbaharla sonbahar, içine yarıdan çok su katılmış süte benzer. İlkbahar, 14 yaşındadır bence, ne çocuk, ne delikanlı. Sonbahar ise 50 yaşındadır, ne genç, ne yaşlı!..

İlkbaharla sonbahar boyalarıyla, kokularıyla ve çizgileriyle cılız, siliktir. Birinde bir başlangıcın şaşkınlığı, öbüründe bir bitişin afallayışı vardır.

İlkbaharla sonbahar yıl bölümlerinde "ikisinin ortası"dır. Ve ben her sırası geldikçe yazdığım gibi, bundan anlamam."

Nazım Hikmet'in Orhan Selim mahlası ile 10 Eylül 1935'de Akşam'da yer alan "İkisinin Ortası" yazısından.


 

"bir çocuğun kötürümlüğüdür taşıdığım

bir kötürüm çocuktur içimde deniz

fırtınaları en eski ayakkabılarım

en eski kapı eşikleri

bırakıp kendimi eski fotoğraflara

eşiğinden bir türlü atlayamadığım"

Murathan Mungan, 10 Eylül 1978 

09 Eylül

"Sessizlik, kim olduğunuzu içsel olarak yansıttığınızda özeldir, ancak siyasi bir davranışta sessizliği bir araç olarak kullandığınızda yanlıştır, bu, her zaman yanlıştır. Birçok tür sessizlik vardır." 

Marjorie Agosín, 9 Eylül 2015

08 Eylül

"Çocuk olmanın güzel bir tarafı yok; yaşlandığımızda, dönüp çocukluğumuza bakmak dışında."

Cesare Pavese, 8 Eylül 1945

 

 

"Gazeteciler devrimin askerleridir. Kalem ve kağıt onların keskin silahlarıdır."

Ho Chi Minh, 8 Eylül 1962

07 Eylül

“Yanlış anlama -hayır, bu, basit bir yanlış anlamadan da kötü- tamı tamına yanlış, Milena, doğal olarak yüzeysel anlamış olsan da aslında anlaşılacak ya da anlaşılmayacak bir şey yok. Hep tekrarlayan bir yanlış anlama ki daha önce bir iki kez Merano’da da olmuştu. Ben senden, karşımdaki çalışma masasında oturan adamdan istiyormuş gibi bir tavsiye istemedim. Ben kendi kendime konuşuyordum, kendime akıl danışıyordum, güzel bir uykudaydım, sense beni uyandırdın.”

Franz Kafka’nın 7 Eylül 1920’de Milena’ya yazdığı mektuptan.

06 Eylül

"Bir solcunun fakirliğe karşı mücadele vermesi için fakir olması gerekmez. Tekrar ediyorum; bir solcunun fakir olması gerekmez, fakirliğe karşı mücadele vermesi gerekir."

Gregor Gysi, 6 Eylül 2005


05 Eylül

1957 yılının Kasım ayında üretimine başlanan Trabant Tip P50, 5 Eylül 1958'de ilk kez Leipzig Fuarında halka tanıtıldı. 
Trabant, Rusçadaki Sputnik kelimesinin tam karşılığına sahip; yol arkadaşı, yoldaş. (Aynı şekilde Trabant, Sputnik kelimesi gibi uydu anlamına da sahip.)
Halk arasında Trabant için daha çok Trabbi mahlası kullanıldı.
1957'den 1991 yılına kadar toplamda 3.096.099 Trabant üretildi.
1962 yılına kadar üretilen ilk Trabant P50 (131.450 adet) ve 1964 yılına kadar üretilen P60 (106.628 adet) "halkın otomobili" olarak tanıtıldı ancak zamanla Doğu Almanya'nın Volkswagen'ı olarak anılmanın verdiği rahatsızlık nedeniyle tanıtımlar "halk için üretilen otomobil" olarak devam etti. 
1964 yılında P601 modeli üretilmeye başlandı ve 1979 yılına kadar 1.738.952 adet üretildi. 6 Kasım 1979 tarihli Politbüro kararıyla binek otomobil sektöründe tüm yeni gelişmeler yasaklanınca üretim yavaşladı ve  1979'dan 1990 yılına kadar sadece 1.079.595 adet P601 üretildi. Bu karar nedeniyle, aylık ödemelerini yapan halkın otomobillerine kavuşması yıllarca süren beklemenin ardından mümkün oldu. Halk arasında Trabant P601 üretiminin yavaşlaması dair en yaygın espri; "601 kişi sipariş ediyor, 1 kişi alabiliyor."
Almanya'nın birleşmesi ardından 1991 yılına kadar Trabant 1.1 (39.474 adet) üretildi.
Trabant üretimi 30 Nisan 1991'de son buldu. 

04 Eylül

"Karin* savaşa dahil olursak; sadece su ve reçelle yaşamak zorunda kalacağımızı düşünüyor. Bense savaşa asla dahil olmamayı ümit ediyorum."

Astrid Lindgren, 4 Eylül 1939, Günlük 

*Astrid Lindgren'in kızı

03 Eylül

"Ben, "Vallahi kardeşim"den daha korkunç iki laf bilmiyorum. [...] Cümlenin sonunu hiç dinlemeyin... Malum... Zaten, "VALLAHİ KARDEŞİM" kelimelerinin dehşetini bilenler bilir. Bilmeyenlere anlatmak mümkün değildir..." 

Nazım Hikmet, 3 Eylül 1931, Yeni Gün 

 

 

 

“Kendimi anlatmak, durmadan kendimden söz etmek saflığından (aslında budalalığından demek isterdim, ama şimdi de aynı şeyi yapan birçok genç var, onlara saygımdan) 50 yaşında kurtuldum. Ne kadar geç. Bir de kurtuldum mu acaba? İnsan nasıl kurtulur kendini anlatmaktan? Nasıl bırakır böyle bir tadı? Bir tiryakiliği? Benim için sebep hazır. Dışardan uyarılır!”

Turgut Uyar, 3 Eylül 1976

01 Eylül

“Çalışmaktan çok yorulduğunda, bitkinliğe yenik düşmemek için daha çok çaba harcaması gereken yeni bir göreve başlardı. “Yapamam” sözcüğünün ağzından çıktığı anlar nadirdi, o daha sık “yapmalıyım” derdi.”

Clara Zetkin, 1 Eylül 1919, Komünist Enternasyonel’de Rosa Luxemburg hakkında yazdığı makaleden.

 


"Hala cehalet içerisinde olabiliriz. Hala aşmak zorunda olduğumuz uçurumlar olabilir, fakat biz korkusuzuz, çünkü biliyoruz ki gün doğumuna erişmek için geceyi aşmak gerekir."

"Kadınlar katılmaksızın gerçek kitle hareketi olamaz."

Naciye Yoldaş, 1 Eylül 1920, Birinci Doğu Halkları Kurultayı'nda yaptığı konuşmadan.

 


"Bugün savaş başlayalı bir yıl oldu. Bu cümleyi alışılmış bir durumu yazar gibi yazabiliyorsam, bunun sebebi; gökten bombaların yağmadığı bir ülkede yaşamak."

Astrid Lindgren, 1 Eylül 1940, Günlük.