14 Temmuz

"İlk dolmakalemime sahip olduğum gün, mürekkebin cezbeden kokusuyla tanıştım. Mürekkebin kağıt üzerinde benim isteğime göre harflere dönüşmesi bir büyüydü sanki. Mürekkep kokusunu çekiyordum içime; harfleri, sözcükleri beynime sızdırıyordu bu koku. Kalem kötü ise, daha doğrusu kalemi kötü kullanmışsam ellerim mürekkeple boyanırdı. Buna, eline yüzüne bulaştırmak denilebilir herhalde. Elime yüzüme bulaştırmamayı öğreniyordum giderek. Mürekkebin dikkat isteyen özelliğiydi bu; mavi, siyah, yeşil, kırmızı mürekkep şişelerinden dolmakalemime mürekkep çekmek müthiş bir duyduydu benim için. Mürekkebe su katılmayacağını önce babamdan öğrendim, sonra yaşamdan. İlk kompozisyon ödevlerimden birini mürekkep hakkında yazdığımı anımsıyorum, bugün bile!"

Ahmet Telli, 14 Temmuz 2001



"Kelimeleri hafife alma alışkanlığım hiç yoktur. Yirmi yedi yıl hapiste kalmak bana bir şey kazandırdıysa, o da yalnızlığın sessizliğini kullanarak kelimelerin ne kadar değerli olduğunu ve gerçek konuşmanın insanların yaşamı ve ölme biçimleri üzerindeki etkisinin ne kadar büyük olduğunu anlamamı sağlamasıydı."

Nelson Mandela, 14 Temmuz 2000


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder