"İnsanların duygularının bu kadar görmezden gelinip tarih bilimine indirgeniyor olması bana çok yavan geliyor. Bu acılar yaşanmış! Soykırımı devlet kabul etse ne olur, etmese ne olur. Yayamın yaşadığı acıyı dindirebilir mi? Benim atalarımın ya da ondan öncekilerin yaşadığı duyguları, o kederi, o kayıpları ne geri getirecek ki! Tarihten ders çıkarılması gerekir, evet. Bundan çok şey öğrenilir, evet. Ama bazı insanlar o tarihi yaşadı. Şimdi bizim titreyerek okuduğumuz satırları birileri bir gün yaşadı ve o birileri benim yayam, belki birinin dedesi, başkasının halası, teyzesi... O yüzden bununla yüzleşsek ne olur, devlet bunu kabul etse ne olur... Suç babadan oğula geçmez. Şu an ben bunu çok soğuk bir yürekle söylüyorum ama bunun yükünü niye üç kuşak altı çeksin ki? "Senin acını paylaşıyorum kardeşimi" demesi yeterli benim için. Zaten fazlasını da beklemiyorum, fazlasını yapmasına gerek olduğunu da düşünmüyorum."
Hrant Dink Vakfı'nın "Sessizliğin Sesi" serisinin yedinci kitabı "Kınalıadalı Ermeniler Konuşuyor" kitabı için 29 Ağustos 2020 tarihinde İstanbul'da sanat tarihçisi bir kadınla yapılan mülakattan.
"Dünya bize sürprizlerini sunmayı sürdürüyor. Biz de ders almaya devam ediyoruz."
J.M. Coetzee'nin 29 Ağustos 2011'de Paul Auster'a yazdığı mektuptan.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder