31 Ekim

"Kardeşim, umutsuz yaşamak çok üzücü! İleriye baktığımda gelecekten korkuyorum. Tek bir güneş ışığının bile girmediği soğuk bir kutup atmosferinde süzülüyorum. Uzun zamandır tek bir coşku patlaması yaşamadım."

Fyodor Dostoyevski'nin kardeşi Mikail'e 31 Ekim 1838'de yazdığı mektuptan.

30 Ekim

"Her şeyi ciddiye alan, hayatını dakika dakika planlı yaşayan veya çok umutlu ya da çok çabuk umutsuzluğa kapılan insanlara, "mezarlığa gidin" diyorum. Mezarlıklara karşı bir zaafım var. Mezarlar arasında yürürken, mezar taşlarında yazanları okuyorum. Bu göğsüme, nefes misali, her şeyin çok çabuk bitebileceğini hatırlatan bir his yüklüyor. Yıllar geçtikçe ve taşların üstünde tanıdığım isimler arttıkça bu his daha da artıyor."

Emil Ciaron, 30 Ekim 1994

29 Ekim

"Sessizlik, "yapamadığımı başkalarının yapmasına izin veriyorum" diyen insanların tutumudur. Aslında insan, amaçladığı şeyden başka bir şey değildir, yalnızca kendini gerçekleştirdiği ölçüde var olur, bu nedenle eylemlerinin toplamından başka bir şey değildir. Bu sebepten, bazı insanların öğretilerimizden ve eylemlerimizden neden dehşete düştüğünü gayet iyi anlayabiliriz." 

Jean-Paul Sartre, 29 Ekim 1945

28 Ekim

sevgilim,

yaş kemalini buldu.

bana öyle gelir ki

belki bin yıllık bir ömrün macerası geçti başımızdan.

ama biz hala

güneşin altında el ele yalnayak koşan

hayran gözlü çocuklarız...

Nazım Hikmet, 28 Ekim 1945, Piraye İçin Yazılmış: Saat 21-22 Şiirler


27 Ekim

"Herkes düşmanın vahşetine inanıyor, kendi tarafının vahşetine ise inanmıyor, delilleri inceleme zahmetine bile girmiyor."

George Orwell, 27 Ekim 1942

26 Ekim

“Kıyamet günü belirlendi. 2028 yılının 26 Ekim Perşembe günü akşamüstü saat 18.30’da bir göktaşı haşırt diye dünyamıza çarpacak ve konu kapanacak. Dünya gezegensel yaşamını yaralı olarak bir başka biçimde sürdürecek belki ve fakat biz insanoğlunun nesli tükenecek, bin yıllar sonra belki dünyada yeni bir yaratık biçimi görülecek, belki de görülmeyecek, biz zaten onu hiç bilmeyeceğiz. Bizim bildiğimiz 2028, the end!”

Ferhan Şensoy


(Bugün böyle... Hem iki yıl kalmışken...)

25 Ekim

"Çünkü dinler ve tüm inanç sistemleri, sahici kalmayı göze alamazlar, onlar, yarattıkları metaforun nesnel karşılığının kadim bir boyun eğiş olduğuna ilişkin bir inancı kurallaştırırlar. Kutsal kitaplar birer metaforlar toplamıdır ama sezgiye ve bireysel algılara açık değillerdir."

Ahmet Telli, 25 Ekim 1997, Taranta Babu Kültür Merkezi, Ankara

24 Ekim

"Adalet vicdandır; kişisel bir vicdan değil, tüm insanlığın vicdanıdır. Kendi vicdanının sesini açıkça tanıyanlar, genellikle adaletin sesini de tanırlar."

Aleksandr Soljenitsin'in 24 Ekim 1967'de öğrencisine yazdığı mektuptan. 

23 Ekim

"Okullar mı kötü? Kötü okullara göz yuman hükümetler mi kötü?"

Paul Auster'ın 23 Ekim 2009'da J.M. Coetzee'ye yazdığı mektuptan.

22 Ekim

"Görüşünüz ancak kendi kalbinizin derinliklerine bakabildiğinizde netleşecektir. [...]Dışarıya bakan rüya görür; içeriye bakan uyanır."

Carl Gustav Jung'un 22 Ekim 1916'de Fanny Bowditch'e yazdığı mektuptan.


 

"Barış hakkında konuşmak! -Sessizlik- Bir şey hakkında konuşmak gerekiyorsa; o şey yoktur."

Astrid Lindgren, 22 Ekim 1978'deki Almanya Neşriyat Barış Ödülünü alırken yaptığı konuşmadan.

"Niemals Gewalt (Asla Şiddetle Değil)"Astrid Lindgren'in yaptığı konuşmanın başlığıydı. Konuşma 1979 yılında broşür kitapçık olarak basıldı. 1979 yılında İsveç, çocuğa karşı şiddeti kanunen ceza kapsamına alan ilk ülke oldu. İsveç'i diğer kuzey ülkeleri izledi. Konuşmanın yapıldığı ülkede yani Almanya'da çocuğu şiddetten koruyan yasa yürürlüğe 2000 yılında girdi.

 

 

"Siyasi, toplumsal veya edebi pozisyonlar alan bir yazar, yalnızca kendisine ait olan araçlarla hareket etmelidir. Bu araçlar yazılı sözcüklerdir." 

Jean-Paul Sartre, 22 Ekim 1964


 

 

21 Ekim

"Geçmişten bize kalanlar, bizim seçtiklerimiz değildir. Kötü eğitim, kötü gelenek yıkıyor dünyamızı. Bize seçilenlerdir okuduğumuz, davrandığımız, yaptığımız. Budala bir bilinç yönetiyor sanki insanlığı, evreni."

Turgut Uyar, 21 Ekim 1964


20 Ekim

"Tokluk, her canlılık hali gibi, her zaman bir miktar küstahlık içerir ve bu küstahlık, öncelikle tok olanın aç olana talimat vermesiyle ortaya çıkar."

Anton Çehov'un 20 Ekim 1891'de Aleksey  Suvorin'e yazdığı mektuptan.

19 Ekim

"...antisemitizmle suçlanmak, tıpkı ırkçılıkla suçlanmak gibi, insanı anında kendini savunmaya sürüklüyor. İnsanın ellerini açıp temiz olduklarını göstererek, "Ben onlardan biri değilim!" diye haykırası geliyor. Ama asıl sorun, kimin ellerinin temiz, kimin ellerinin kirli olduğu meselesi değil. Asıl sorun, insan kendini savunma durumuna düşürüldüğü an başlıyor..."

J.M. Coetzee'nin 19 Ekim 2009'da Paul Auster'a yazdığı mektuptan.

 


"Bugün adaya baktığımda değişen hiçbir şey yok, olmadı. Sadece gelip geçenler değişti. Adaya en son iki yıl önce gittim, gördüğüm şey şuydu: Sokakta gene benim o zamanlardaki yaşıtlarım aynı oyunları oynuyordu. Her şey aynıydı. Onlar da eğleniyordu. Değişen tek şey insan oldu orada. Yaş aynı kaldı, yaşadıkları eğlence aynı kaldı. Ben öyle düşünüyorum. İnsanlar geldi ve geçti, sonra yenileri geldi. Bu böyle devam edecek."

Hrant Dink Vakfı'nın "Sessizliğin Sesi" serisinin yedinci kitabı "Kınalıadalı Ermeniler Konuşuyor" kitabı için 19 Ekim 2020 tarihinde İstanbul'da tasarımcı bir erkekle yapılan mülakattan. 

 

18 Ekim

“Mektupları seviyorum, mektuplar için yaşıyorum.”

Sylvia Plath, 18 Ekim 1962

17 Ekim

"Kadın hakları konusunda tavizsizim. Bana göre kadın, erkeğin maruz kalmadığı hiçbir yasal engelle karşılaşmamalı, kız ve erkek evlatlara mükemmel bir eşitlik kaidesiyle davranmalıyım." 

Mahatma Gandhi, 17 Ekim 1929

 


"Kendi yazdıkların hakkında konuşmak ya da yazmak çok zor, çünkü eğer iyi bir şeyse; ne kadar iyi olduğunu biliyorsun ama bunu söylemek zorundaysan kendini bok gibi hissedersin."

Ernest Hemingway, 17 Ekim 1945'te Malcolm Cowley'e yazdığı mektuptan.

 


1968 yılında Meksika'da düzenlenen Yaz Olimpiyatları'nda 17 Ekim tarihindeki 200 metre koşusunda altın madalyayı hak eden Tommie Smith ve bronz madalyayı hak eden John Carlos, madalya töreninde ABD'deki ırkçılığı protesto etmek ve ırk ayrımına dayalı fakirliğe dikkat çekmek için kürsüde ayakkabılarını çıkarmış ve madalyalar takıldıktan sonra siyah eldiven taktıkları yumruklarını havaya kaldırmışlardır. Her iki sporcu da bu eylemin ardından diskalifiye edilmiştir. 

16 Ekim

"Biz Doğu'da, Batı'da hiç bilinmeyen deneyimler yaşadık ve nihayetinde belirli bir avantaja sahip olduk. O nedenle Federal Cumhuriyetin Başkanı olsam; eğitim ve kültürün en yüksek öncelik olması gerektiğini savunurum. Eğitim ve kültürel gelişime herhangi bir şekilde katkıda bulunan her şey savaşa karşıdır. Barış yalnızca eğitimle mümkündür."

Peter Sodann, 16 Ekim 2008

15 Ekim

“Menderes’in, son umudu, seçimi kazanır kazanmaz Ankara’ya gelen Amerikan Dışişleri Bakanına bir siyasi kurban kesip, dolar dilenmekti. Bütün ‘Hür Basın’ın birinci sayfalarını, Dulles’in yakışıklı boy resmi ile yan yana Gizli Komünist Partisi’nden yakalananların eşkıya kılıklı fotoğrafları dolduruyordu. ‘Vatan Haini Komünistler’ Demir Perde gerisinden ‘Para’ alırken suçüstü elense edilmişlerdir! ‘Vatansever İktidar’, Amerika’dan ‘Para’ alamadığı için, üzüntüsünden Vatan Partilileri Harbiye zindan hücrelerinde aralıksız 1 yıl gündüz ışığı göstermemecisine her türlü insanlık haklarından yoksul, her işkenceye her an uğratılarak ölüme bıraktı. 2 yıl sonra Vatan Partililer iktidarın en güvendiği Ağır Ceza’da beraat ettiler.” 

Hikmet Kıvılcımlı, 15 Ekim 1957

14 Ekim

"İyi bir alıştırma mı istiyorsunuz? Kendinize karşı tam anlamıyla dürüst olmanız iyi bir alıştırmadır."

Sigmund Freud'un Wilhelm Fliess'e 14 Ekim 1897'de yazdığı mektuptan.


13 Ekim

“Şiirde ölmezi aramak boşunadır. Bir kez günü geldiğinde ölmeyen şiir, çağında da zaten pek yaşamamıştır. Bununla beraber değişen çağlar, değişen şiirler ortasında, insanda değişmeyeni aramak akla gelebilir.”

Turgut Uyar, Pazar Postası, 13 Ekim 1957


"Elde kalan inattır, devrim ve sosyalizmde ısrardır. Bu temel vasfa, bunca tecrübeye, birikime, değere ve nihayet dünya ve Türkiye'nin "devrime mecburiyetine" dayanarak köklü bir yenilenme ve atılıma mecburuz; başka yol yok." 

Nabi Kımran, 13 Ekim 2020

12 Ekim

"Kendini bir yere ait hissetmek ile kendini hiçbir yere ait hissetmemek arasında çok ince bir çizgi vardır; bu çizgi, din, dil, kültür değil, ötekileştirmek için çizilmiş coğrafi sınırlardır."

Daniel Speck, 12 Ekim 2018

 

 

"Başkalarının özgürlüğünü kendi özgürlüğümle aynı anda istemek zorundayım. Başkalarının özgürlüğünü de eşit derecede amacım haline getirmediğim sürece özgürlüğü amacım haline getiremem." 

Jean-Paul Sartre, 12 Ekim 1945

 


"Komedi eylemde trajediden üstündür."

Friedrich Engels, 12 Ekim 1862



11 Ekim

"Savaşın ölümü imzamdan, benimki de Barış’tan olsun!"

Hrant Dink, Agos, 11 Ekim 1996

10 Ekim

"Sahnelenen askeri gösterilere tutulan alkış, sıradaki savaşın reklamıdır." 

Kurt Tucholsky, 10 Ekim 1927

09 Ekim

"Yaşama karşı saygıya dayanmayan, hiçbir din veya felsefe, gerçek bir din veya felsefe değildir."

Albert Schweizer, 9 Ekim 1961

08 Ekim

"Faşizm, cilalı postallar ve kahverengi üniformalarla, yüzlerce aç ailenin ekmeğini tek öğünde tüketen kişilerin varlıklarını sürdürdükleri sistem. Bunu biliyor yine de umutsuzluğa kapılmıyoruz. Umutsuzluğumuz, günlük ekmeği çalınan yüzlerce aç ailenin içinde sisteme destek verenleri, sisteme alkış tutanları görünce başlıyor. Belki hayal kırıklığı, belki karamsarlık, belki de saf korku. Bilmiyorum."

Kurt Tucholsky'nin 8 Ekim 1930'da Herbert Ihering'e yazdığı mektuptan.



"bazı sözler karanlıkta söylenir, diyorum uykularımın birinde

bazı sözler hiçbir zaman, diyorum kendi sesime uyanırken"

Murathan Mungan, 8 Ekim 1993 

07 Ekim

"Erkeğin kadından daha iyi yapacağının kesin olduğu hiçbir iş yok. Kadının yapamayacağını savunan erkekler vardır. Erkeklerin kolayca yer bulduğu çalışma hayatında, kadınlar kendilerine yer edinebilmek için daha çok çalışmak zorunda kalır. Katbekat efor harcayan bir kadın, bir erkekten üstün görülmez, emeğinin karşılığını, bir erkekle aynı değerde alamaz.

İşte biz, bunu değiştirmek için yükseltiyoruz sesimizi, mücadelemizi, çalışma hayatında kadına erkekle eşit hakları sağlayabilmek için veriyoruz. Çalışma hayatındaki eşitlik, her alanda eşitliğin kapısını açacak anahtardır."

Adelheid Popp, 7 Ekim 1907

06 Ekim

"Eğer bir nedenden dolayı ayrımcılığa maruz kaldıysanız, muhtemelen başka bir nedenden dolayı başkasına yapılan ayrımcılığı fark etme olasılığınız daha yüksektir."

Gloria Steinem, 6 Ekim 2012

05 Ekim

"İnanç hakkında açıklama yapılması gereken bir konu değil.  Dindarlar ya da filozoflar aynı da düşünebilirler ayrı da. Fakat açıkça söyleyebilir ki benim için din de felsefe de müzik, sadece müzik."

Bob Dylan, 5 Ekim 1997

04 Ekim

"Kadını zayıf cinsiyet olarak adlandırmak bir iftiradır; erkeğin kadına yaptığı haksızlıktır. Eğer güçten kastedilen kaba kuvvetse, o zaman gerçekten de kadın erkekten daha az kabadır. Eğer güçten kastedilen ahlaki güçse, o zaman kadın erkekten ölçülemeyecek kadar üstündür. Kadının sezgisi daha büyük değil midir, daha fedakar değil midir, dayanma gücü daha fazla değil midir,  kadının daha fazla cesareti yok mudur? Erkek, kadınsız var olamazdı. Eğer şiddetsizlik varlığımızın yasasıysa gelecek kadındadır."

Mahatma Gandhi, 4 Ekim 1930




"yine çağırdın beni

yine ittin

yine fildişi tahtına oturttun beni

yine dalgaların ortasına çektin 


kederden bir ipek kozası olsam da

kalbimde yaşadın yıllarca

ah, hiçbir şey anlamadım aşk yüzünden

neydin sen

kimdin?"


Füruğ Ferruhzad, 4 Ekim 1957


03 Ekim

"Eylem insanı, kendini düşünmeden tehlikeye atılan inatçı aptal değil, bildiklerini uygulamaya koyandır."

Cesare Pavese, 3 Ekim 1938

02 Ekim

"Hayatın ana malzemesi: özlemek ve yine özlemek."

Franziska zu Reventlow, 2 Ekim 1904

01 Ekim

Sevgileri yarınlara bıraktınız 

Çekingen, tutuk, saygılı.

Bütün yakınlarınız 

Sizi yanlış tanıdı.


Bitmeyen işler yüzünden 

(Siz böyle olsun istemezdiniz) 

Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi 

Kalbinizi dolduran duygular 

Kalbinizde kaldı.


Siz geniş zamanlar umuyordunuz 

Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.

Yılların telaşlarda bu kadar çabuk

Geçeceği aklınıza gelmezdi.


Gizli bahçenizde 

Açan çiçekler vardı,

Gecelerde ve yalnız.

Vermeye az buldunuz 

Yahut vakit olmadı.


Behçet Necatigil, 1 Ekim 1955